Avrupa Birliği (AB)’nin kapılarını tam olarak açmaması ile hayal kırıklığına uğrayan tavukçuların yüzünü Irak güldürdü. Beyaz et ihtiyacının büyük bölümünü Brezilya gibi uzak ülkeden karşılayan Irak’ın Türkiye’ye yönelmesi, kanatlı sektörüne doping etkisi yaptı. Irak’a geçen yılın son üç ayında başlayan piliç eti ihracatı katlanarak artıyor. Sektör, 2009′un ilk 7 ayındaki toplam ihracatın yüzde 65′ini Irak’a yaptı.
Komşuya 2008′in son üç ayında 9 bin ton piliç eti satılırken, bu rakam yılın ilk 7 ayında 35 bin tona ulaştı. Irak’a ihracatın bu denli artmasının sebebi olarak, dünyanın en büyük piliç eti ihracatçısı Brezilya’dan ürün gelişinin aksaması gösteriliyor.
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Genel Sekreteri Yüce Canoler, “Şu anda Irak’ta Brezilya’nın pazar payının büyük bir kısmını kapmış durumdayız. Ton başına Brezilya’dan 500 dolar daha pahalı olmamıza rağmen bizi tercih ediyorlar.” dedi. Dünyanın en büyük beyaz et ihracatçıları olan Brezilya ve Amerika’nın küresel kriz dolayısıyla piliç etinde daralma olacağını hesap ederek üretimi düşürdüğünü ifade eden Canoler, bunun da Türk tavukçuluk sektörünün Irak’a girmesine fırsat doğurduğunu söyledi.
Antalya’da düzenlenen 2. Akdeniz Ülkeleri Tavukçuluk Zirvesi’ne katılan BESD-BİR Genel Sekreteri Yüce Canoler, beyaz et sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’de beyaz et üretiminin 1,3 milyon tona ulaştığını kaydeden Canoler, “Geçen yıl 80 bin ton ihracat yaptık. Bunun 50 bin tonunu piliç eti, 30 bin tonu da tavuk ayağı oluşturdu. 2009′un ilk 7 ayında 55 bin ton ihracat rakamına ulaştık. Yıl sonuna kadar 100 bin tonu bulmasını bekliyoruz.” bilgilerini verdi. İhracattaki artışta Irak’ın büyük etkisi olduğunu vurgulayan Canoler, şöyle devam etti:
“Irak’a ihracat, geçen yılın son 3 ayında başladı. Buna rağmen 9 bin ton piliç eti satıldı. 2009′un ilk 7 ayında rakam 35 bin tona ulaştı. Yıl sonuna kadar Irak’a 50 bin ton piliç eti ihraç etmeyi hedefliyoruz. Şimdiye kadar bu ölçekte hiçbir ülkeye ihracat yapamamıştık. Bir ülkeye yaptığımız en yüksek ihracat 9 bin tonu geçmemişti.”
CP Genel Müdürü Nezih Gençer de dünya piliç eti ticaretinin üçte birinin Türkiye’nin çevresinde yapıldığına işaret ederek, “Ortadoğu ülkelerinin hepsi ithalatçı konumda. Rusya ciddi bir pazar. Etrafımızda büyük bir potansiyel var.” değerlendirmesinde bulundu. Türk tavuğunun hem lezzet, hem de tazelik açısından Brezilya’dan daha iyi olduğunu, Irak tüketicisinin de bunun farkına vardığını dile getiren Gençer, Irak’ın İslam ülkesi olması dolayısıyla da Türkiye’ye sıcak baktığını aktardı.
‘ASIL AMACIMIZ AB’YE ÇİĞ ET SATABİLMEK’
AB’ye ışıl işlem görmüş beyaz et ürünleri ihracatının başladığını da hatırlatan BESD-BİR Genel Sekreteri Yüce Canoler, şunları söyledi: “AB heyeti Türkiye’de birçok entegre tesiste incelemelerde bulundu. Kesimhaneleri ve ürünleri gördüler. Siparişler ondan sonra gelmeye başladı. 2000 yılından beri girmek için büyük çaba sarf ettiğimiz AB’ye ilk ihracatı Ağustos sonlarına doğru yapabilirdik. Keskinoğlu, ihracata başladı. Banvit, Beypiliç, Şenpiliç, Erpiliç de hazırlıklarını sürdürüyor.” Canoler, sektörün asıl amacının, AB’ye çiğ eti sokabilmek olduğunu kaydederken bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini, gerekli prosedürlerin kısa sürede tamamlanacağını bildirdi. Canoler, “AB’de maliyetlerin yüksek olmasından dolayı bütün tavukta pek şansımız olmayabilir. Ama göğüs etinde, parça ette, ışıl işlem görmüş ürünlerde şansımız var.” dedi.
“RUSYA’NIN DA KAPILARINI KISA SÜREDE AÇMASINI BEKLİYORUZ”
AB ve Irak’ın yanında sektörün bir başka hedefi Rusya’nın piliç eti ithalatının bir bölümünü karşılamak. Tavukçular, Rusya’nın Amerika’dan ithalatı azaltmasını fırsata çevirmek istiyor.
Rusya, Gürcistan’daki gerginlikten dolayı Amerika ile sürtüşmüştü. Bunun sonucunda Amerika’dan ithal ettiği 1,2 milyon ton piliç etini 750 bin tona düşürdü. Brezilya’dan da ürün almıyor. Dolayısıyla Rusya, ihtiyacı olan 1,2 milyon ton piliç etini bir yerden karşılamak zorunda. Bu açığı da Türkiye, Ortadoğu ve Uzakdoğu’dan kapatmak için bir takım araştırmalar yapıyor. Bu çerçevede, geçtiğimiz Ağustos ayında Türkiye’ye aralarında üst düzey yetkililerin de bulunduğu 11 kişilik bir ekip geldi. Entegre tesisleri, veteriner kontrol ve araştırma enstitülerini, sınırlardaki veteriner kontrol noktalarını ve il laboratuarlarını inceledi. Sektör, şimdi Rusya’nın vereceği karara kilitlendi. Bu ay içinde çıkacak kararın olumlu yönde olması bekleniyor. İhracatın henüz başlamamasına rağmen Rusya’dan taleplerin gelmesi ise bunu doğrular nitelikte.








